Aşkı Canlı Tutmanın Yolları Neler?

Öneriler




aşkı canlı tutmanın yolları neler
aşkı canlı tutmanın yolları neler

Evli çiftlerin ve uzun süreli ilişki yaşayan kişilerin ilişkilerini inceleyen uzmanlar, aşkın belli bir yaşı olduğunu öne sürüyor. “Aşkın ömrü ne kadar?” sorusuna uzmanlar, aşkın ömrünün sınırlı olduğunu, bir süre sonra evrimleşmeye başladığını belirtiyorlar.

Uzmanlara göre evlendikten sonra aşkın etkisinde bir azalma olduğu belirtiliyor. Evlilikte aşk yok olmuyor, ama “değişiyor”. Evlilik ile aşkta yeni bir dönem başlıyor diyebiliriz. Her yeni oluşan bir dönem gibi, bu dönemde de çiftler değişime direnir.

İlişkide her iki tarafta bu kararı almış olsa da , değişim devam eder. Bu geçiş süresi, biraz sancılı bir dönemdir. Bir çok kişi, ailesinin korumacı tavırlarından, gerçek sorumlulukların olduğu bir dünyaya girdiğinde bir gerginlik yaşayabiliyor. Bu gerginlikler ister istemez ilişkileri de etkiliyor.

Özellikle düğün ve nişan hazırlıkları sırasında sorunlar artmaya başlıyor. İlişkide sevgili döneminde hiçbir sorumluluk alınmadığı için gayet rahat olan çift, bu dönemde sorumluluklar ve beklentiler yükseldiği için, her an bir gerginlik meydana gelebiliyor. Bir konu hakkında ortak karar almak, fikir farklılıkları, para muhabbetleri, ailelerin kültür farklılığı derken bu hazırlanma döneminde bile çiftler büyük zarar alabiliyor.

Aşkı Canlı Tutmanın Yolları Neler?

Aşkı canlı tutmak
Aşkı canlı tutmak

Her şeyin bir sonu olduğu gibi aşkın da bir sonu var. Burada önemli olan aşkın ömrünü uzun süreli tutabilmek.

Aşkın evlendikten sonra devam etmesinin çok mümkün olmadığını söyleyen uzmanlar, bu durumun sadece evliliklerde değil, uzun süreli ilişkilerde de görüldüğünü belirtiyorlar. Aşk, karşı tarafı keşfetmek ve onun hakkında zihninizde oluşturduğunuz imgelerle, aranızda engellerin varlığı sonucu oluşuyor. Bu yüzden çiftler birbirinizi tanımaya başladıkça, aradaki engeller aşıldıkça ve onu daha gerçek görmeye başlayınca, duygularda değişmeye başlıyor.

Eğer çiftler gerçekten birbiri için doğru insansa, aşk bitmiyor fakat yine de boyut değiştiriyor. Aşk bir süre sonra sevgiye dönüşüyor ve bağlılık haline geliyor. Ön plana daha çok güven, huzur ve sevgi çıkmaya başlar. İlişkilerin başında bir çok hormon salgılanmaya başlanır. Bunlardan en önemlisi, kadın ve erkekte salgılanan bir hormon olan; testosterondur. Testosteron, tutku, heyecan, mutluluk gibi yoğun hisleri sağlar. İlişkinin ilerleyen zamanlarında bu hormon “kucaklama hormonu”da denilen sevgi, güven ve bağlılık hormonuna dönüşür.

Aşkın ömrü kişiden kişiye değişiyor. Bazen bir yıl, bazen birkaç ay olabiliyor. İlişkilerde aşkı düşünmek yerine daha çok ilişkini tadı çıkartılmalı, aşk için emek vermeli ve aradaki ilişkiyi arttırmalısınız.

Aşkı canlı tutmak için, çiftler arasındaki sağlıklı bir iletişimin olması çok önemli. Her ilişkinin yapısı farklı olduğu için, aşkın devamlılığı için belirli bir formül yoktur. Fakat ilişkide bazı noktalar var ki, bu noktalara önem verdiğinizde ilişkinizin kalitesi artacaktır. Sağlıklı bir iletişimde, çiftlerin birbirini suçlamadan, kırmadan tartışabilmesi yatıyor.

İlişkide çiftlerin sürekli gülmesi, özel hayatlarına önem vermemesi gibi küçük ama aslında etkisi büyük davranışların gösterilmesi, ilişkiyi çıkmaza sokacaktır. Bu yüzden en başta saygı duyarak, varsa her hangi bir sorunu çözmek için emek gösterin.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*